top of page
Search

Mikis Theodorakis: Direnişin Bestecisi

  • Writer: Murat Igcioglu
    Murat Igcioglu
  • 27 minutes ago
  • 11 min read
Mikis Theodorakis: Direnişin Bestecisi

(29 Temmuz 1925 – 2 Eylül 2021)

Giriş

Mikis Theodorakis, 20. yüzyıl Yunanistan'ının hem en büyük bestecisi hem de en tartışmalı siyasi figürlerinden biriydi. 1000'den fazla şarkı, yedi senfoni, dört opera, çok sayıda bale ve onlarca film müziği besteledi. Ama onu asıl efsaneleştiren şey, sanatının siyasi mücadeleyle iç içe geçmiş olmasıydı: işkence gördü, iki kez diri diri toprağa gömüldü, üç farklı dönemde sürgüne yollandı, hapiste yıllarca yattı — ve tüm bunlara rağmen bestelemeyi hiç bırakmadı.

1. Doğumu ve Çocukluğu

Theodorakis, 29 Temmuz 1925'te Ege Denizi'ndeki Sakız (Chios) Adası'nda doğdu. Babası Yorgos Theodorakis, Girit'in Hanya (Chania) yakınlarındaki Kato Galatas köyünden bir hukukçu ve devlet memuruydu; annesi Aspasia Poulakis ise bugün Türkiye sınırları içinde kalan Çeşme'den (İzmir) göçmen bir Rum aileden geliyordu. Babasının memuriyeti nedeniyle aile sık sık taşındı; Mikis çocukluğunu Midilli, Kefalonya, Patras, Pyrgos ve Tripoli gibi farklı Yunan şehirlerinde geçirdi.

Küçük yaştan itibaren Bizans kilise müziği ve Yunan halk ezgileriyle büyüdü. Enstrüman olmadan, kafasında besteler yazdığını anlatırdı. 12 yaşında keman çalmaya başladı, ilk eserlerini —yeni-Helen şiirlerine yazdığı bestelerini— bu yaşlarda üretti. 17 yaşında ilk konserini verdi.

2. Savaş Yılları ve Direniş (1940'lar)

II. Dünya Savaşı'nda Yunanistan, önce İtalyan sonra Nazi Alman işgaline uğradı. 1943'te Tripoli'de bir İtalyan subayına vurduğu için tutuklanıp işkence gördü; ailesi onu güvenlik için Atina'ya gönderdi. Atina Konservatuvarı'nda müzik eğitimine başladığı bu dönemde aynı zamanda direniş hareketine katıldı: EPON (Birleşik Panhelenik Gençlik Örgütü) ve ardından EAM'ın (Ulusal Kurtuluş Cephesi) askeri kanadı ELAS'a katıldı, saklanan Yahudileri korumaya yardım etti. Bir kilise korosunu ulusal marşı söyleyerek bir gösteriye çıkardığı için de tutuklandı.

Bu direniş yıllarında, gelecekteki eşi Myrto Altinoglou ile tanıştı.

3. İç Savaş, İşkence ve Sürgün (1946–1949)

Savaş biter bitmez Yunanistan, sol ve sağ güçler arasında acımasız bir iç savaşa sürüklendi. Theodorakis, solun safında yer aldı ve bunun bedelini ağır ödedi:

  • Atina'da bir gösteri sırasında polis tarafından tutuklanıp dövüldü, ölü sanılarak morga bırakıldı.

  • 1947'de İkarya Adası'na, ardından 1948'de Makronisos'a sürgün edildi — Makronisos, dönemin Yunan solcularının toplu olarak "yeniden eğitim" adı altında işkenceye tabi tutulduğu ünlü bir kamp adasıydı.

  • Bu dönemde iki kez diri diri toprağa gömüldü — hayatta kalması neredeyse mucizeydi. Kendisi bu deneyimleri sonraki yıllarda defalarca anlattı; bu işkenceler onun sanatına ve siyasi kimliğine derin izler bıraktı.

  • Cezaevinde Marksist ve Leninist düşünceyle tanıştı, kendini tamamen özgürlük mücadelesine adadı.

4. Paris Yılları ve Evlilik (1953–1960)

1953'te Myrto Altinoglou ile Atina'da evlendi. Çift, 1954'te Paris'e taşındı; Theodorakis burada Paris Konservatuvarı'nda Olivier Messiaen'den müzikal analiz, Eugene Bigot'dan orkestra şefliği dersleri aldı. Bu dönem (1954-1959) onun "ikinci besteci dönemi" olarak anılır: piyano konçertosu, ilk süiti, ilk senfonisi ve Antigone (1959, Covent Garden'da sahnelendi) gibi baleleri uluslararası beğeni topladı. 1957'de Moskova Müzik Festivali'nde altın madalya kazandı (jüri başkanı Dmitri Şostakoviç'ti). 1959'da Fransız besteci Darius Milhaud'nun önerisiyle "Yılın En İyi Avrupalı Bestecisi" ödülünü (Copley Ödülü) aldı.

1958'de, karısını arabada beklerken Yannis Ritsos'un Epitaphios (Ağıt) şiirini okudu ve ilk sekiz şiiri orada, o an besteledi — bu, onun şiir-müzik sentezinin başlangıç noktalarından biri oldu.

Çiftin iki çocuğu oldu: Margarita (1958) ve Yorgos/George (1960, o da besteci oldu). Theodorakis ve Myrto, 1953'ten Mikis'in 2021'deki ölümüne kadar 68 yıl birlikte kaldılar.

5. Yunanistan'a Dönüş ve Siyasi Kariyerin Başlangıcı (1960–1967)

1960'ta Yunanistan'a döndü. Bu dönemde bestecilikten şarkı formuna yöneldi; halk ritimlerini, halk enstrümanlarını (özellikle buzuki), halk şarkıcılarını ve 1930'lar kuşağının büyük şairlerinin (Seferis, Elytis, Ritsos) şiirlerini "evlendirdi." Epitaphios'un ilk kaydı 1960'ta Grigoris Bithikotsis'in sesiyle yapıldı.

1963'te sol milletvekili Grigoris Lambrakis'in aşırı sağcılar tarafından öldürülmesi üzerine, öfkelenen Theodorakis Lambrakis Demokratik Gençliği'ni kurdu ve ilk başkanı oldu (1963-1967). Aynı yıl ilk Yunan Barış Yürüyüşü'ne katıldığı için yeniden tutuklandı. 1964'te EDA (Birleşik Demokratik Sol) listesinden Pire milletvekili seçildi, 1965'te partinin yürütme kuruluna girdi.

6. Cunta Yılları — Hapis, İşkence, Sürgün (1967–1970)

21 Nisan 1967'de albaylar cuntası darbe yaptı. Theodorakis derhal aranan biri ilan edildi, şarkılarının çalınması ve satılması yasaklandı ("13 No'lu Ordu Kararnamesi"). Darbenin olduğu gün halkı direnişe çağırdı; birkaç gün içinde PAM (Panhelenik Anti-Diktatörlük Cephesi) adlı direniş örgütünü kurdu ve başkanı seçildi.

Dört ay boyunca saklandıktan sonra, 21 Ağustos 1967'de yakalandı; Atina'da Bouboulinas Sokağı'ndaki Genel Güvenlik Merkezi'nde iki ay tecritte tutuldu, ardından Averoff Cezaevi'ne nakledildi ve burada uzun bir açlık grevine gitti. Ocak 1968'de serbest bırakıldı ama Ağustos 1968'de eşi Myrto ve çocuklarıyla birlikte Zatouna'ya sürgün edildi, ardından Oropos toplama kampına kapatıldı.

Uluslararası bir dayanışma hareketi doğdu: Dmitri Şostakoviç, Leonard Bernstein, Arthur Miller, Harry Belafonte gibi isimler onun serbest bırakılmasını talep etti. Fransız politikacı Jean-Jacques Servan-Schreiber'in girişimiyle, 13 Nisan 1970'te Theodorakis'in Paris'e sürgüne gitmesine izin verildi — uçuş, gizlilik içinde, Onassis'e ait özel bir havaalanından kalktı. Le Bourget Havalimanı'na indiğinde onu karşılayanlar arasında Costa-Gavras, Melina Mercouri ve Jules Dassin vardı. Akciğer tüberkülozu nedeniyle derhal hastaneye kaldırıldı.

7. İkinci Sürgün: Paris ve Dünya Turneleri (1970–1974)

Paris'teki sürgün yıllarında Theodorakis, cuntaya karşı uluslararası kamuoyu oluşturmak için dünyayı dolaştı; Şili'de Salvador Allende ve Pablo Neruda ile, Mısır'da Cemal Abdül Nasır'la, Yugoslavya'da Tito'yla, Filistin'de Yaser Arafat'la, İsveç'te Olof Palme'yle, Batı Almanya'da Willy Brandt'la ve Fransa'da François Mitterrand'la görüştü. Bu dönemde Yannis Ritsos'un Vatanın Acı 18 Kısa Türküsü'nü ve Pablo Neruda'nın Canto General'ini besteledi (bkz. aşağıda). 1974'te cunta çöktüğünde Yunanistan'a döndü.

8. Demokrasiye Dönüş ve KKE ile İlişkisi

Theodorakis'in Komünist Parti (KKE) ile ilişkisi hayatı boyunca inişli çıkışlı oldu:

  • İşgal yıllarında EAM/ELAS aracılığıyla komünist harekete katıldı.

  • Komünist Parti yasadışı olduğu için resmi siyasi kariyerini EDA (Birleşik Demokratik Sol) çatısı altında sürdürdü.

  • Toplama kampındayken, 1968'de bölünen KKE'nin hiçbir hizbine bağlı kalmadan bağımsız durdu.

  • 1974 sonrası KKE ile yakın çalıştı, ama zamanla "sınıf mücadelesi"nden çok "Romiosini" (Helenlik/Yunanlılık) kavramını öne çıkaran, ulusal bir çizgiye kaydı — bu, parti içinde gerginliklere yol açtı.

  • 1989'da, Andreas Papandreu hükümetinin skandallarından doğan siyasi krizi aşmak için, muhafazakâr Yeni Demokrasi listesinden bağımsız aday olarak parlamentoya girdi ve muhafazakârlar, sosyalistler ve solcular arasında geniş bir koalisyon kurulmasına yardım etti.

  • 1990-1993 arasında Konstantinos Mitsotakis hükümetinde Devlet Bakanı olarak görev yaptı; uyuşturucu ve terörle mücadele, kültür, eğitim ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin iyileştirilmesi alanlarında çalıştı.

  • Ama son sözü çarpıcıydı: Ölümünden yaklaşık bir yıl önce, 5 Ekim 2020'de KKE Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas'a yazdığı bir mektupta, hayatının en kritik ve olgun yıllarını KKE bayrağı altında geçirdiğini belirterek, dünyadan bir komünist olarak ayrılmak istediğini yazdı.

Kısacası: Theodorakis komünistti, ama dogmatik bir parti askeri değil, zaman zaman partiyle çelişen, "Yunanlılık" ve barış idealini öne çıkaran bağımsız bir sol figürdü.

9. Sinema Müzikleri

Theodorakis'in dünya çapındaki ününün büyük kısmı film müziklerinden gelir:

  • Phaedra (1962, Jules Dassin) — Melina Mercouri ve Anthony Perkins'in başrolde olduğu filmde, Mercouri iki şarkı da seslendirdi.

  • Electra (1962, Michael Cacoyannis) — Irene Papas'la başlayan uzun işbirliğinin ilk adımı; Selanik Film Festivali'nde müzik ödülü kazandı.

  • Zorba the Greek / Zorba (1964, Cacoyannis) — kariyerinin zirvesi. Film 3 Oscar kazandı; Anthony Quinn'in dans ettiği "Zorba'nın Dansı" (Sirtaki) dünya çapında Yunanistan'ın müzikal simgesi haline geldi. Bu eser Theodorakis'e Altın Küre ve Grammy adayları kazandırdı.

  • Z (1969, Costa-Gavras) — Theodorakis sürgündeyken, filme özel müzik besteleyemediği için Gavras'a mevcut eserlerinden istediğini kullanma izni verdi.

  • State of Siege (1972, Costa-Gavras)

  • Serpico (1973, Sidney Lumet, Al Pacino ile) — "Beyond Tomorrow" şarkısı Grammy ve BAFTA adayı oldu.

10. Beatles Bağlantısı

1959'da İspanyol filmi Luna de Miel (Balayı) için yazdığı tema şarkısı, İngilizce sözlerle "The Honeymoon Song" adını aldı. 1963'te Paul McCartney bu şarkıyı BBC radyo programı "Pop Go The Beatles" için seçti; Beatles'ın kaydı 16 Temmuz 1963'te yapıldı (McCartney vokal ve bas, Lennon gitar, Harrison gitar, Starr davul) ve 1994'te Live at the BBC albümünde yayımlandı. Ayrıca "Zorba'nın Dansı," 1960'ların sonunda İngiltere listelerinde Beatles'ın "Help!" şarkısıyla aynı sıralarda yer aldı.

11. Klasik Müzik Eserleri

Theodorakis'in klasik repertuvarı devasa: yedi senfoni, dört opera (Kostas Karyotakis, Medea, Elektra, Lysistrata gibi eserler dahil), baleler (Antigone, 1959), oda müziği ve konçertolar. 1995'te Elektra operası Lüksemburg'da, 2004'te Atina Olimpiyatları vesilesiyle Lysistrata operası sahnelendi. 1992'de Barselona Olimpiyat Oyunları açılış töreni için Canto Olympico'yu besteledi.

12. Büyük Şarkı Döngüleri (Şiir-Müzik Sentezi)

Theodorakis'in en özgün katkısı, büyük şairlerin şiirlerini halk müziğiyle kaynaştırdığı "şarkı döngüleri"dir:

  • Epitaphios (1958) — Yannis Ritsos'un, Selanik'teki bir işçi eyleminde oğlunu kaybeden bir annenin ağıtını anlatan şiirine dayanır.

  • Mauthausen Üçlemesi / Mauthausen Baladı (1966) — Mauthausen toplama kampından sağ kurtulan Iakovos Kambanellis'in şiirlerine dayanan, Holokost'u konu alan eser; Maria Farantouri'nin sesiyle özdeşleşmiştir.

  • Romiosini (1966) — yine Ritsos'un, Yunan direniş ruhunu ve kimliğini anlatan şiirine dayanır.

  • Axion Esti (1964) — Nobel ödüllü şair Odysseas Elytis'in aynı adlı destansı şiirine dayanan, Yunanistan'da neredeyse "ikinci milli marş" sayılan eser.

  • Canto General (1971-1981 arası tamamlandı) — Şilili şair Pablo Neruda'nın aynı adlı destanına dayanan oratoryo (bkz. aşağıda, Neruda dostluğu).

  • Vatanın Acı 18 Kısa Türküsü (Ritsos) ve Sürgün Şarkıları — sürgün yıllarında bestelendi.

Ayrıca Filistin Kurtuluş Örgütü'nün marşını besteledi ve hayatı boyunca Filistin davasına destek verdi; NATO'nun Yugoslavya'yı bombalamasını ve ABD'nin Irak'a saldırısını sertçe eleştirdi.

13. Dostlukları

Pablo Neruda ve Canto General

Theodorakis ile Şilili Nobelli şair Pablo Neruda, 1966'da Paris'te tanıştı — Theodorakis cunta yüzünden sürgündeydi, Neruda ise Şili'nin Paris büyükelçisiydi. Ortak siyasi ideolojileri ve baskı deneyimleri onları yakınlaştırdı; birlikte Canto General oratoryosunu ördüler. Neruda, 1972'de eserin ilk provalarına katılma mutluluğunu yaşadı, ama kısa süre sonra hem kendi hastalığı hem de Şili'de Pinochet darbesi ve Allende'nin ölümüyle bu dostluk trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Theodorakis, 1976'da Requiem Eterna'yı dostu Neruda'nın anısına besteledi.

Yannis Ritsos

Şair Yannis Ritsos, Theodorakis'in besteci kimliğinin belki de en belirleyici ortağıydı — Epitaphios, Romiosini ve Vatanın Acı 18 Kısa Türküsü gibi başyapıtların sözlerini yazdı. Theodorakis kendini "önce söz gelir" ilkesine adamış bir besteci olarak tanımlar, kariyerinin büyük bölümünü büyük şairlerle (Ritsos başta olmak üzere) diyalog içinde inşa etmiştir.

Melina Mercouri, Jules Dassin ve Costa-Gavras

Oyuncu Melina Mercouri (sonradan Yunanistan Kültür Bakanı), yönetmen kocası Jules Dassin ve Yunan asıllı Fransız yönetmen Costa-Gavras, Theodorakis'in en yakın sanat ve mücadele dostları arasındaydı. Theodorakis'in 1970'te sürgüne gönderildiğinde Paris'te Le Bourget Havalimanı'nda onu karşılayanlar arasındaydılar. Mercouri, cunta tarafından vatandaşlıktan çıkarılan bir başka sembol isimdi; ikisi de cuntaya karşı uluslararası kampanyanın öncüleri oldular. Costa-Gavras'ın Z filmi, Theodorakis'in müziğiyle direnişin küresel bir simgesi haline geldi.

Maria Farantouri — En Uzun Soluklu Sanatsal Ortaklık

Maria Farantouri (d. 1947), Theodorakis'in şarkılarını en çok seslendiren, onunla adeta özdeşleşen yorumcudur. 1966'dan itibaren cunta döneminde Avrupa'da birlikte protesto şarkıları kaydettiler. Canto General'i dünya çapında seslendiren oydu; 1975'te Atina'daki Karaiskakis Stadyumu'nda 125.000 kişilik bir kalabalık önünde bu eseri seslendirdiler. 1971'de Avustralyalı gitarist John Williams ile Federico García Lorca şiirlerine dayanan bir albüm kaydetti. Fransa'da sürgündeyken Fransız solcu lider François Mitterrand, Farantouri'nin sesinden o kadar etkilendi ki, onu kitabında Yunanistan'ın ve Hera tanrıçasının bir simgesi olarak tasvir etti.

(Not: "Hollywood'da Maria" ifadesi büyük olasılıkla iki farklı isimle karışmış olabilir — çünkü Hollywood/uluslararası sinemada tanınan ve Theodorakis'in eserlerini seslendiren isim aslında Irene Papas'tır, aşağıda ayrıca ele alınmıştır. Maria Farantouri ise Theodorakis'in en uzun soluklu ve en çok bilinen müzik ortağıdır, ama kariyeri sinemadan çok konser sahnesinde geçmiştir.)

Irene Papas — Hollywood Bağlantısı

Irene Papas, Zorba the Greek, The Guns of Navarone ve Z gibi Hollywood yapımlarında oynayan, uluslararası üne kavuşmuş bir Yunan oyuncuydu. Aynı zamanda güçlü bir sesi vardı ve 1968'de New York'ta "Songs of Theodorakis" adlı albümü kaydetti — Theodorakis'in on bir şarkısını yorumladığı bu albüm, RCA Victor tarafından yayımlandı. Papas ile Theodorakis'in bu sanatsal ortaklığı, onun müziğinin Hollywood ve uluslararası sinema çevrelerine taşınmasında önemli bir köprü oldu.

Zülfü Livaneli — Türk-Yunan Dostluğunun Simgesi

Theodorakis'in belki de en duygusal ve siyasi açıdan en anlamlı dostluklarından biri, Türk besteci-yazar Zülfü Livaneli ile kurduğu bağdı.

  • İkili, 1983'te Atina'da Livaneli'nin bir konserinde tanıştı. Livaneli'nin anlattığına göre, Theodorakis o akşam onun soyunma odasına adeta bir fırtına gibi dalmıştı.

  • 1986'da, Livaneli'nin Güneş Topla Benim İçin albümünün Altın Plak töreni vesilesiyle Theodorakis ilk kez İstanbul'a geldi. O akşam, Sarıyer'de Urcan Lokantası'nda balık yiyip rakı içerlerken, birlikte bir dernek kurma kararı aldılar.

  • Aynı yıl (1986), Theodorakis, Livaneli, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Ekrem Akurgal ve Zeynep Oral gibi Türk ve Yunan sanatçı ve aydınlarla birlikte Türk-Yunan Dostluk Derneği'ni kurdu. Dernek, iki ülke arasında vizesiz seyahati sağlamak gibi somut siyasi adımlar için dönemin liderleriyle (Türkiye'de Turgut Özal) görüştü.

  • İkili yıllar boyunca Türkiye ve Yunanistan'da birlikte yüzlerce konser verdi, iki ortak albüm kaydetti. Efes'te Manos Hacidakis, Theodorakis ve otuz bin kişilik bir seyirci kitlesiyle geçirdikleri gece, Livaneli'nin en unutamadığı anılardan biriydi.

  • Dostlukları sadece sanatsal değildi — Livaneli, Theodorakis'i "abi-kardeş" gibi tanımlar; hastalık dönemlerinde ayda bir kez ziyaretine gider, yatalak haldeki Theodorakis ona her seferinde Yunan mezeleri ve ouzo ikram ederdi.

  • 2009'da Boğaziçi Üniversitesi, Theodorakis'e fahri doktora verdi.

  • Theodorakis'in Eylül 2021'deki cenaze törenine, Livaneli bizzat Atina'ya giderek katıldı.

  • Livaneli, dostu için "Dostum Mikis" başlıklı, onun hayatının Girit, Efes, savaş, ölüm, açlık, sürgün, hapis gibi izlerini şiirsel biçimde anlatan bir şiir de yazmıştır.

Bu dostluk, sadece kişisel değil, sembolik bir anlam taşıyordu: iki ülke arasındaki tarihsel gerginliğe rağmen sanatın ve kültürün insanları birbirine yakınlaştırabileceğinin somut bir kanıtı olarak görüldü.

Diğer Dostluklar ve Destekçiler

Hayatı boyunca, sanatı ve mücadelesi nedeniyle dünyanın dört bir yanından isimlerle temas kurdu: Dmitri Şostakoviç (Moskova'da jüri başkanlığı yaptığı yarışmada onu ödüllendirmişti), Leonard Bernstein, Arthur Miller, Harry Belafonte (serbest bırakılması için kampanya yürüttüler), Salvador Allende, Cemal Abdül Nasır, Tito, Yaser Arafat, Olof Palme, Willy Brandt, François Mitterrand (sürgün yıllarında görüştüğü devlet başkanları/liderler), Darius Milhaud (Copley Ödülü için onu aday gösteren besteci), ve yönetmen Michael Cacoyannis (uzun yıllar süren sinema işbirliği).

14. Halk Müziğiyle İlişkisi

Theodorakis'in en büyük devrimi, "yüksek" ile "halk" müziğini birleştirmesiydi. O döneme kadar Yunanistan'da klasik/akademik müzik ile rebetiko/laiko (kentli halk müziği, meyhane kültürüyle özdeşleşen bir tür) arasında keskin bir sınıfsal ayrım vardı; rebetiko genellikle "düşük" kültür sayılırdı. Theodorakis, buzukiyi (geleneksel olarak yeraltı dünyası ve işçi sınıfı meyhaneleriyle özdeşleşen bir enstrüman) senfonik orkestralarla ve büyük şairlerin şiirleriyle birleştirerek bu hiyerarşiyi yıktı. Böylece halkın günlük dinlediği müzik ile entelektüel/edebi şiir dünyası arasında bir köprü kurdu — kendi deyimiyle "halkın ruhunu" büyük şiirle "evlendirdi." Bu yüzden şarkıları hem meyhanelerde hem de konser salonlarında icra edilebiliyordu; bu ikili doğa, onu gerçek anlamda ulusal bir figür haline getirdi.

15. Aşkı ve Ailesi

Theodorakis'in hayatındaki tek büyük aşk, Myrto Altinoglou oldu. Direniş yıllarında tanıştılar, 1953'te evlendiler ve Theodorakis'in 2021'deki ölümüne kadar 68 yıl boyunca birlikte kaldılar — hapis, işkence, sürgün, toplama kampı gibi en zor dönemlerinde bile Myrto onun yanından ayrılmadı. Çiftin iki çocuğu oldu: Margarita (d. 1958, Paris Üniversitesi VIII mezunu) ve Yorgos/George (d. 1960, babası gibi besteci oldu).

16. Ölümü

Mikis Theodorakis, 2 Eylül 2021'de, Atina'daki evinde, kalp-akciğer yetmezliği (kardiyopulmoner arrest) nedeniyle 96 yaşında hayatını kaybetti. Son yıllarında, özellikle kalp rahatsızlıkları nedeniyle birçok kez hastaneye yatmıştı.

Ölümü Yunanistan'da derin bir yas yarattı: Akropolis'teki Yunan bayrağı yarıya indirildi, dönemin Başbakanı Kiryakos Miçotakis üç günlük ulusal yas ilan etti. Muhalefet lideri Alexis Çipras, onu "ruhlarımıza ışık veren" bir figür olarak andı. KKE de kendisini anma mesajında, 20. yüzyıl Yunanistan'ının halk mücadelesinin destanını eserlerine sığdırabilmiş biri olarak tanımladı.

17. Cenazesi ve Mezarı

Cenaze töreni, Yunanistan'ın bir devlet adamına yakışır ölçekte gerçekleşti:

  • Cenazesi, 6-8 Eylül 2021 arasında, ziyaretçilerin son saygılarını sunabilmesi için Atina Metropolitan Katedrali'nde üç gün boyunca halka açık şekilde bekletildi.

  • 8 Eylül'de, Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropulu, Başbakan Miçotakis, Meclis Başkanı Kostas Tasulas, muhalefet lideri Alexis Çipras ve KKE Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas'ın katıldığı bir tören düzenlendi. Törene, dostu Zülfü Livaneli de Atina'ya giderek katıldı; Fin şarkıcı-aktivist Arja Saijonmaa da oradaydı.

  • Vasiyeti üzerine anlaşmazlık çıktı: Theodorakis, 2013'te Hanya Belediye Başkanı'na yazdığı bir mektupta, babası ve kardeşi Yannis'in yanına, Girit'teki Galatas köyü mezarlığına gömülmek istediğini belirtmişti. Ailesi ise onu Korinthos yakınlarındaki Vrahati'de (yazlık evlerinin bulunduğu yer) gömmek istiyordu. Anlaşmazlık mahkemeye taşındı; sonunda aile, onun vasiyetine saygı göstererek geri adım attı.

  • Cenazesi feribotla Girit'e (Hanya/Souda Limanı) taşındı; 9 Eylül 2021'de, babası ve kardeşinin yanına, Galatas Mezarlığı, Hanya, Girit'e defnedildi.

18. Bugün Yunanistan'daki ve Dünyadaki Etkisi

  • "Zorba'nın Dansı" (Sirtaki), bugün hâlâ dünya çapında Yunanistan'ın müzikal simgesi olarak biliniyor — oysa bu dans aslında film için özel olarak icat edilmişti, geleneksel bir Yunan dansı değildi.

  • Şarkıları, özellikle Axion Esti, Yunanistan'da neredeyse ikinci bir milli marş statüsündedir.

  • Ölümünün yıldönümlerinde Yunanistan'da anma törenleri düzenlenmeye devam ediyor; adı okullara, caddelere ve kültür merkezlerine verildi (örn. Zatouna'daki Mikis Theodorakis Müzesi).

  • Türk-Yunan Dostluk Derneği aracılığıyla başlattığı barış girişimi, bugün hâlâ iki ülke arasındaki kültürel diplomasinin sembol örneklerinden biri olarak anılıyor; 2010'da Cumhurbaşkanı Erdoğan onu evinde ziyaret etmişti.

  • Filistin davasına verdiği destek ve PLO marşını bestelemesi nedeniyle, Orta Doğu'da da siyasi bir figür olarak hatırlanıyor.

  • Müziği, otoriter rejimlere karşı direnişin evrensel bir simgesi haline geldi — şarkılarının "tüm halkların ortak acılarının, umutlarının ve vizyonlarının evrenselliğini taşıdığı" söylenir.

  • Klasik müzik dünyasında besteleri (senfonileri, operaları) hâlâ dünya çapında sahneleniyor; popüler müzik dünyasında ise şarkıları Yunan ve uluslararası sanatçılar tarafından yeniden yorumlanmaya devam ediyor.

Özet Kronoloji

Yıl

Olay

1925

Sakız Adası'nda doğdu

1943

Direniş hareketine (EAM/ELAS) katıldı, tutuklandı

1947-48

İkarya ve Makronisos'a sürgün, işkence

1953

Myrto Altinoglou ile evlendi

1954-59

Paris'te müzik eğitimi (Messiaen, Bigot)

1958

Epitaphios'u besteledi

1963

Lambrakis Demokratik Gençliği'ni kurdu

1964

Milletvekili seçildi; Zorba the Greek müziği

1966

Pablo Neruda ile Paris'te tanıştı

1967

Cunta darbesi, tutuklanma, müziğinin yasaklanması

1968

Zatouna'ya sürgün, Oropos kampına kapatılma

1970

Paris'e ikinci sürgün

1974

Cunta çöktü, Yunanistan'a döndü

1979-81

Canto General'i tamamladı

1983

Zülfü Livaneli ile tanıştı

1986

Türk-Yunan Dostluk Derneği'ni kurdu

1989-93

Yeni Demokrasi ile milletvekilliği, Devlet Bakanlığı

1992

Barselona Olimpiyatları için Canto Olympico

2004

Lysistrata operası, Atina Olimpiyatları

2020

KKE'ye "komünist olarak ölmek istiyorum" mektubu

2021

2 Eylül'de Atina'da öldü; Girit'te Galatas'a defnedildi



 
 
 

Comments


  • Facebook
  • LinkedIn
  • Instagram

©2022 by Experience.

bottom of page