top of page
Search

Kölelik: Dünü ve Bugünü, Aydında Kölelik

Writer: Murat Igcioglu
Murat Igcioglu
8 hours ago
11 min read


Oct 12, 2026 · @Murat IGCIOGLU

Giriş: Bitti sanılan bir kurum

Kölelik bitmedi; adını, kılığını ve adresini değiştirdi. ILO, Walk Free ve IOM'un ortak tahminine göre 2021'de dünyada yaklaşık 50 milyon insan modern kölelik koşullarında yaşıyordu. Bu tahmine göre Türkiye, Avrupa ve Orta Asya'da oranın en yüksek olduğu ülke.

Çoğumuz köleliği zincirlerle, esir pazarlarıyla ve plantasyonlarla hatırlarız. Bugün ise zincirin yerini çoğu zaman borç, el konmuş bir pasaport ya da "seni aileden sayarız" cümlesi alıyor. Walk Free'nin tanımı bu yüzden önemli: tehdit, şiddet, aldatma ya da güç istismarı yüzünden kişinin reddedemediği ve terk edemediği her sömürü ilişkisi modern köleliktir.

Bu yazı dört soruyu sırayla ele alıyor:

  1. Kölelik dünyada ne zaman başladı ve hukuken nasıl sona erdi?

  2. Osmanlı'da ve Türkiye'de süreç nasıl işledi?

  3. Besleme, evlatlık ve bugünkü koruyucu aile sistemi bu tarihin neresinde duruyor?

  4. Bugün dünyada ve Türkiye'de kölelik hangi biçimlerde sürüyor?

Dünyada kölelik: Başlangıçtan kaldırılışa

Kölelik yazılı tarih kadar eski, hukuken kaldırılışı ise yalnızca 1981'de tamamlandı. Başlangıcı için tek bir tarih yok; bildiğimiz ilk yazılı hukuk metinleri köleliği zaten var olan bir kurum olarak düzenliyor. Hammurabi Kanunları (MÖ 1750 civarı) kölelerin alım satımını ve kaçağa yardım edenlerin cezasını hükme bağlıyordu.

Antik çağdan Ortaçağa

Antik dünyada köle olmanın dört temel yolu vardı: savaşta esir düşmek, borcunu ödeyememek, korsanlarca kaçırılmak ve köle anneden doğmak. Yunan site devletleri ve Roma ekonomisi tarımdan madenlere, ev hizmetinden sanata kadar köle emeğine dayanıyordu. Kölelik bu dönemde ırka değil, yenilgiye ve yoksulluğa bağlıydı.

Ortaçağ Avrupası'nda köleliğin yerini büyük ölçüde toprağa bağlı serflik aldı. Akdeniz, Karadeniz, Sahra-ötesi ve Hint Okyanusu'nda ise köle ticareti yüzyıllarca sürdü. Bizans, İslam dünyası, Venedik ve Ceneviz tüccarları bu ağların parçasıydı.

Atlantik köle ticareti

Tarihin en büyük zorunlu göçü 16. ve 19. yüzyıllar arasında yaşandı. Yaklaşık 12,5 milyon Afrikalı gemilere bindirildi; bunların yaklaşık 10,7 milyonu Amerika kıtalarına canlı ulaştı. Bu sistemi öncekilerden ayıran üç özellik vardı: ırka dayanması, kalıtsal olması ve şeker, pamuk, tütün plantasyonlarında sanayi ölçeğinde örgütlenmesi.

Kaldırılış: Bir günde değil, iki yüzyılda

Köleliğin sonu tek bir karar değil, önce ticaretin, sonra kurumun yasaklandığı uzun bir süreç. Çoğu ülke önce köle ticaretini yasakladı, sahip olunan köleleri ise yıllarca serbest bırakmadı.

Yıl

Yer veya belge

Ne oldu

1791–1804

Haiti Devrimi

Köleleştirilmiş Afrikalıların ayaklanması ilk bağımsız siyah cumhuriyeti kurdu

1807

Britanya

Atlantik köle ticareti yasaklandı

1833

Britanya

Kölelik İmparatorluk genelinde kaldırıldı (yürürlük 1834)

1848

Fransa

Kölelik kesin olarak kaldırıldı (1794 kaldırma, 1802'de geri alınmıştı)

1865

ABD

Anayasa'nın 13. Değişikliği köleliği yasakladı

1888

Brezilya

"Altın Yasa" ile Amerika kıtasında kölelik son buldu

1890

Brüksel Genel Senedi

Avrupa devletleri ve Osmanlı, Afrika köle ticaretine karşı ortak taahhütte bulundu

1926

Milletler Cemiyeti

Kölelik Sözleşmesi köleliği ilk kez uluslararası hukukta tanımladı

1948

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

4. madde: kimse köle ya da kul olarak tutulamaz

1956

BM Ek Sözleşmesi

Borç esareti, serflik ve zorla evlilik de köleliğe benzer uygulama sayıldı

1962

Suudi Arabistan, Yemen

Kölelik resmen kaldırıldı

1970

Umman

Kölelik resmen kaldırıldı

1981

Moritanya

Dünyada köleliği kaldıran son ülke; suç sayılması ancak 2007'de

Kâğıt üzerinde bugün dünyada köleliği yasal sayan hiçbir devlet yok. Ama Moritanya örneği, yasağın ilan edilmesiyle uygulanması arasında on yıllar olabildiğini gösteriyor.

Osmanlı'da ve Türkiye'de kölelik

Osmanlı'da kölelik devletin kuruluşundan imparatorluğun son yıllarına kadar sürdü; hukuki zemini ancak Cumhuriyet'le tamamen ortadan kalktı. 19. yüzyıldaki yasakların neredeyse tamamı köle ticaretini hedefledi, köle sahipliğini değil.

Köleler nereden geliyordu?

  • Savaş esirleri: Fetihlerde alınan esirler kölelerin ilk kaynağıydı; devlet esirlerin beşte birini (pençik) kendine ayırıyordu.

  • Karadeniz ticareti: Kırım Hanlığı'nın Doğu Avrupa'ya akınlarından gelen Slav esirler yüzyıllarca İstanbul pazarını besledi.

  • Kafkasya: Çerkez ve Gürcü kızlar, özellikle saray ve ileri gelenlerin haremleri için alınıp satıldı.

  • Afrika: Sahra-ötesi yollar ve Kızıldeniz üzerinden getirilen siyahi köleler çoğunlukla ev hizmetinde ve tarımda çalıştırıldı.

Ayrı bir kurum olarak devşirme, Hıristiyan ailelerden alınan erkek çocukları padişahın "kul"u yapıyordu. Bu kişiler sadrazamlığa kadar yükselebiliyordu; yani klasik kölelikten farklı, ama özgürlüğe de dayanmayan bir devlet hizmetkarlığıydı.

Atlantik'ten farklı, ama yine kölelik

Osmanlı köleliği İslam hukukuna göre düzenleniyordu: köle sahibinin malı sayılıyor, mülk edinemiyordu. Buna karşılık azat (itk), bedel karşılığı özgürlük sözleşmesi (mükatebe) ve efendisinden çocuk doğuran cariyenin korunması (ümm-ü veled) gibi çıkış yolları vardı.

Bu yüzden Osmanlı köleliği plantasyon köleliğinden çok ev içi, saray ve askeri hizmete dayanıyordu. Ama insanların alınıp satıldığı gerçeği değişmiyordu. İstanbul'daki imparatorluk esir pazarı, iki yüzyıldan uzun süre faaliyet gösterdi ve muhtemelen Orta Doğu'nun en büyük köle pazarıydı.

Yasaklar: Ticarete evet, kuruma hayır

Yıl

Karar

Kapsam ve sonuç



1830

Ferman

Yunan isyanında esir alınan Rumların

serbest bırakılması



1846–1847

Abdülmecid'in fermanı

İstanbul Esir Pazarı kapatıldı; tüccarlar

şehrin başka semtlerine dağıldı,

ticaret sürdü



1847

Basra Körfezi

Körfez'deki köle ticaretinin bastırılması



1854–1855

Fermanlar

Çerkez ve Gürcü köle ticareti yasaklandı



1857

Ferman

Siyahi köle ticareti yasaklandı;

Hicaz istisna tutuldu



1880

İngiliz-Osmanlı Sözleşmesi

Afrika köle ticaretiyle ortak mücadele,

gemi aramaları



30 Aralık 1889

II. Abdülhamid'in Kanunnamesi

Siyahi köle ticaretine karşı ilk gerçek kanun; 1892'de yürürlüğe girdi



1890

Brüksel Genel Senedi

Yasadışı getirilen kölelerin azat edilmesi

yükümlülüğü



Bu adımların birçoğu Britanya'nın diplomatik baskısıyla atıldı. 1889 Kanunnamesi, Osmanlı'nın Brüksel Konferansı'na eleştiri almadan katılabilmesi için hazırlandı. Bazı çevreler ise ticaret yasağının şer'i hükme aykırı olduğunu ileri sürdü; Hicaz'ın istisna tutulması bu direnci yansıtıyor.

Pazar kapandı, hizmet sürdü

Pazarın kapanması çoğu zaman kölelerin hayatını değiştirmedi. Eski ev köleleri aynı evlerde "hizmetçi" olarak çalışmayı sürdürdü ve bu iki statü arasındaki fark uzun süre bulanık kaldı. 1864 Çerkez sürgünüyle bir milyonu aşkın göçmen Osmanlı topraklarına geldi; aralarında köle statüsünde olanlar da vardı ve Çerkez köleliği 20. yüzyıla kadar uzandı.

Cumhuriyet ve Afro-Türkler

Cumhuriyet'in kuruluşu ve 1926 Medeni Kanunu ile köleliğin hukuki dayanağı tamamen ortadan kalktı. Kanun herkesi eşit hak sahibi kişi saydı; köle statüsüne yer bırakmadı.

Bu tarihin yaşayan izleri Ege kıyılarında. İzmir, Aydın, Muğla ve Antalya çevresinde yaşayan Afro-Türkler, büyük ölçüde Osmanlı'ya köle olarak getirilmiş Afrikalıların torunları. Bazı aileler önce köle, sonra "evlatlık" olarak yaşadıklarını anlatıyor; İzmir'in eski Dana Bayramı geleneği ve Mustafa Olpak'ın 2006'da kurduğu dayanışma derneği bu belleği canlı tutmaya çalışıyor.

Köleliğin gölgesi: Besleme, evlatlık ve koruyucu aile

Kölelik kalktığında ev içi emeğe olan ihtiyaç kalkmadı; boşluk büyük ölçüde yoksul kız çocuklarıyla dolduruldu. Bugünkü koruyucu aile sistemi ise tam tersi bir mantıkla, çocuğun yararını merkeze alarak kuruldu. Bu iki şey aynı kelimeyle anılabildiği için ayrımı net yapmak gerekiyor.

Besleme: "Evlat" adı altında hizmet

TDK'nin tanımıyla besleme, evlatlık olarak alınıp ev işlerinde çalıştırılan kız çocuğudur. Babasız, yetim ya da çok yoksul ailelerin kızları küçük yaşta varlıklı hanelere veriliyor; karşılığında yalnızca barınma ve yiyecek alıyordu. Okula gitmek, ücret almak ya da miras hakkı çoğu zaman söz konusu değildi.

Uygulama, köleliğin kademeli olarak tasfiye edildiği 19. yüzyılın ikinci yarısında ve savaş, kıtlık, göç yıllarında yaygınlaştı. 1908 sayımlarına göre İstanbul hanelerinin yüzde sekizinde en az bir yatılı hizmetçi vardı. Dönemin yazarı Ahmet Mithat bile, evlatlık adı verilen bu çocukların kölelerden bir farkı olmadığını yazmıştı.

Cumhuriyet köleliği kaldırdı ama besleme geleneği farklı adlarla uzun yıllar sürdü. 2000'lerde bile araştırmacılar Türkiye'de çocukken haneye alınıp ücretsiz çalıştırılan "evlatlıklar"ı belgeliyordu. Emin Alper'in Kız Kardeşler (2019) filmi bu hikayeyi, köyden şehre besleme olarak verilen üç kız kardeş üzerinden anlatır.

Dünyadaki benzerleri

Besleme yalnızca bize özgü değil. Haiti'de restavek ("yanında kalan") denen çocuklar yoksul köylerden kentlerdeki ailelere verilir ve karşılıksız ev işi yapar. Tahminler 150 bin ile 500 bin arasında değişiyor; 2009'daki geniş bir saha çalışması 225 bin çocuk saymıştı. Rakamlar tartışmalı, ama çocukların okula daha az gittiği, çoğunun kız olduğu ve istismara açık olduğu konusunda geniş bir uzlaşma var.

Benin'deki vidomegon geleneği ve Asya'nın birçok ülkesindeki çocuk ev işçiliği aynı kalıbı izliyor. Ortak noktaları şu: yoksulluk, "daha iyi bir hayat" vaadi ve çocuğun hem aile hem işçi sayılıp ikisinin de haklarından yoksun kalması.

Bugünkü koruyucu aile ve evlat edinme sistemi

Modern koruyucu aile ve evlat edinme, beslemenin tam tersi bir ilkeye dayanır: çocuğun üstün yararı. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (1989) ve Lahey Ülkelerarası Evlat Edinme Sözleşmesi (1993) bu ilkeyi bağlayıcı hale getirdi. Devlet aileyi seçer, eğitir, denetler ve masrafları karşılar; çocuk ev emeği kaynağı değil, hak sahibidir.

Türkiye'de koruyucu aile modeli son yirmi yılda hızla büyüdü. 2002'de 500 aile yanında 515 çocuk varken, 2025 sonunda 9.096 koruyucu aile yanında 10.841 çocuk bakılıyordu. Aynı yıl 15.508 çocuk kurum bakımındaydı ve 681 çocuk evlat edindirildi. Koruyucu ailelere her çocuk için aylık ödeme yapılıyor, il müdürlükleri psikososyal destek ve takip sağlıyor.

Sistemin karanlık köşeleri

Koruyucu aile ve evlat edinme kölelik değildir; ama denetim zayıfladığında eski kalıplar geri sızabilir. Bunun iki tanıdık yolu var:

  • Çocuğun emeğe dönüşmesi: Takip edilmeyen yerleştirmelerde çocuk ev işine, kardeş bakımına ya da aile işine koşulabilir.

  • Evlat edinmenin pazara dönüşmesi: Güney Kore'nin Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu Mart 2025'te, yurtdışına yaklaşık 200 bin çocuğun gönderildiği programın sahtekarlık ve istismarla dolu olduğunu ve devletin sorumlu olduğunu açıkladı. Komisyona göre ajanslar çocukların kökenlerini değiştirdi; hükümet de bunu sosyal yardım maliyetinden tasarruf yolu olarak gördü.

Nepal ve Kamboçya gibi ülkelerde yabancı bağışçıları çekmek için ailesi olan çocukların "yetim" diye yetimhanelere yerleştirildiği de belgelendi. Çizgi şurada çekiliyor: çocuk okula, kimliğine ve aileyle eşit haklara sahip mi, yoksa bir emek ya da gelir kaynağı mı?

Bugün dünyada kölelik nasıl işliyor?

Bugün yaklaşık 50 milyon kişi modern kölelik içinde: 27,6 milyonu zorla çalıştırmada, 22 milyonu zorla evlilikte. Bu sayı 2016'ya göre 10 milyon arttı. Zorla çalıştırmanın yarısından fazlası (yüzde 52) orta-üst ve yüksek gelirli ülkelerde.

Zorla çalıştırmanın yüzde 86'sı özel sektörde, yüzde 14'ü devlet zoruyla gerçekleşiyor. Zorla çalıştırılanların yaklaşık sekizde biri, 3,3 milyonu çocuk. Global Slavery Index 2023'e göre oranın en yüksek olduğu beş ülke sırasıyla Kuzey Kore, Eritre, Moritanya, Suudi Arabistan ve Türkiye.

Modern köleliğin biçimleri

Biçim

Nasıl işler

Yoğun olduğu yerler

Borç esareti

Aracı ücreti, avans ya da kuşaktan kalan borç; ücret borca sayılır, borç bitmez

Güney Asya tuğla fırınları, tarım, balıkçılık

Sponsorluk sistemi (kafala)

Oturma izni işverene bağlı; pasaporta el konur, iş değiştirmek işverenin iznine kalır

Körfez ülkeleri; ev işçileri, inşaat

Devlet zoruyla çalıştırma

Devlet; cezaevi, "yeniden eğitim" ya da süresiz askerlik adı altında zorla çalıştırır

Kuzey Kore, Eritre; Sincan'daki Uygurlara yönelik ciddi iddialar

Dolandırıcılık kampları

Sahte iş ilanıyla getirilenler korunaklı yerleşkelerde online dolandırıcılığa zorlanır

Myanmar, Kamboçya, Laos; Körfez ve Batı Afrika'ya yayılıyor

Zorla ticari cinsel sömürü

Aldatma, borç ve şiddetle fuhuşa zorlama; zorla çalıştırmanın yüzde 23'ü

Dünya geneli

Zorla ve çocuk yaşta evlilik

Rıza olmadan, çoğunlukla çocukken evlendirme; başlık parası, berdel

Güney Asya, Sahra altı Afrika, Orta Doğu

Soya dayalı kölelik

Köle doğan "kast" efendi ailesine kuşaktan kuşağa bağlı kalır

Moritanya, Nijer, Mali

Çocuk ev işçiliği

Yoksul çocuklar "bakım" karşılığı başka hanelerde ücretsiz çalışır

Haiti, Batı Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya

Mekanizma: Zincir değil, borç

Modern köleliğin çoğu bir iş vaadiyle başlar. Aracı, yol ve iş bulma masrafını "avans" olarak verir; borç, el konan pasaport ve sınır dışı edilme korkusu kişiyi bağlar. Maaştan yapılan kesintiler borcu kapatmak yerine büyütür ve döngü kapanır.


Döngünün kilidi borçtur: her kesinti borcu büyütür, belgeler işverende kaldıkça ayrılmak imkânsızlaşır.

Yeni cephe: Dolandırıcılık kampları

BM İnsan Hakları Ofisi'nin Şubat 2026 raporuna göre Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerinde en az 300 bin kişi çalıştırılıyor. Mart 2025 itibarıyla 66 ülkeden insan bu kamplara taşınmıştı; işkence, cinsel şiddet ve zorla kürtaj belgelendi. Kurtarılanların bir kısmı ise zorla yaptırılan dolandırıcılık yüzünden suçlu muamelesi görüyor.

Kafala reformu: Gerçek bir dönüşüm mü?

Suudi Arabistan Haziran 2025'te kafala sistemini kaldıracağını duyurdu ve Ekim 2025'te sözleşmeye dayalı istihdama geçti. Reform 13 milyonu aşkın göçmen işçiyi kapsıyor. Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, değişikliğin pasaport gaspı ve işverene bağımlılık gibi öz sorunlara dokunup dokunmayacağının henüz belirsiz olduğunu vurguluyor.

Hepimizin sepetinde

Modern kölelik uzak ülkelerin sorunu gibi görünse de ürünleri her eve giriyor. Global Slavery Index'e göre G20 ülkeleri yılda 468 milyar dolarlık, zorla çalıştırma riski taşıyan mal ithal ediyor. Listenin başında elektronik, hazır giyim, palm yağı, güneş panelleri ve tekstil var.

Türkiye'de bugün süren kölelik biçimleri

Global Slavery Index 2023, Türkiye'de herhangi bir günde 1,3 milyon kişinin modern kölelik içinde yaşadığını tahmin ediyor. Bu, binde 15,6'lık bir oran: Türkiye'yi Avrupa ve Orta Asya'daki 47 ülke arasında birinci, dünyada 160 ülke arasında beşinci sıraya koyuyor. Endeks, Türkiye'nin bölgede soruna en az karşılık veren ülkeler arasında olduğunu da belirtiyor.

Bu rakam bir sayım değil, anket ve modellemeye dayalı bir tahmin. Zorla evliliği de kapsadığı için tek başına "1,3 milyon köle" diye okunmamalı. Hükümet ise benzer uluslararası raporları zaman zaman siyasileştirilmiş bulup eleştiriyor.

Çocuk işçiliği

TÜİK'in en son Çocuk İşgücü Anketi (2019), 5–17 yaş arasında 720 bin çalışan çocuk saydı. Uzmanlar anketin Ekim–Aralık'ta yapıldığı için mevsimlik tarımdaki çocukları kaçırdığını ve Suriyeli çocukları kapsamadığını eleştiriyor. Gerçek sayının daha yüksek olduğu genel kabul görüyor.

En ağır gösterge ölümler. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'ne (İSİG) göre 2025'te en az 94 çocuk çalışırken hayatını kaybetti: 31'i tarımda, 27'si sanayide, 20'si hizmette, 16'sı inşaatta. Son 13 yılda bu sayı 836; resmi istatistiklerde ise yılda yalnızca 13–14 çocuk ölümü görünüyor.

Çocuk işçiliği kırdan kente kayıyor: kentlerde ölen çocukların payı 2014'te yüzde 39 iken 2025'te yüzde 67'ye çıktı. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışırken ölen öğrenci sayısı Eylül 2023'ten bu yana 18'e ulaştı.

Mevsimlik gezici tarım

Türkiye'deki borç esaretine en yakın tablo mevsimlik tarımda görülüyor. Aileler çocuklarıyla birlikte aracılar (elçi, dayıbaşı) üzerinden tarladan tarlaya taşınıyor; aracı komisyonu ve sezon başı avanslar ücretten kesiliyor. Kayıt dışı çalışma, çadır yaşamı ve okuldan kopma bu döngüyü nesilden nesile taşıyor.

Göçmen ve mülteci emeği

Türkiye'deki Suriyelilerin çok küçük bir kısmı çalışma izniyle kayıtlı çalışıyor; çoğu tekstil atölyelerinde, tarımda ve inşaatta kayıt dışı. Sınır dışı edilme korkusu şikayet etmeyi zorlaştırıyor ve ücret gaspını kolaylaştırıyor. 2025'te en az 91 göçmen ya da mülteci işçi çalışırken öldü.

İşverenin pasaporta el koyduğu, kayıt dışı çalışan yabancı ev işçileri de risk grubunda. Yatılı ve görünmez oldukları için istismarı tespit etmek en zor gruplardan biri onlar.

İnsan ticareti ve cinsel sömürü

ABD Dışişleri'nin 2025 İnsan Ticareti Raporu Türkiye'yi "Kademe 2"de tuttu: asgari standartları karşılamıyor ama önemli çaba gösteriyor. Ancak soruşturma sayısı 2023'teki 291'den 2024'te 93'e düştü (45 seks ticareti, 20 emek sömürüsü, 28 belirsiz). Rapor, kamu görevlilerinin suça ortaklığını ciddi bir endişe olarak anıyor ve insan ticaretiyle mücadele eden yerli STK'lara devlet fonu verilmediğini not ediyor.

Uygulamada bir sınıflandırma sorunu da var. Önceki raporlara göre kolluk, seks ticaretini "fuhşa teşvik" (TCK 227), emek sömürüsünü ise "çalışma ve çalıştırma hürriyetinin ihlali" (TCK 117) olarak kayıtlayabiliyor. Bu durumda mağdur, insan ticareti mağdurlarına tanınan korumadan yararlanamıyor.

IŞİD'in köleleştirdiği Ezidi kadın ve çocuklardan bir kısmının hâlâ bölge ülkelerinde, Türkiye dahil, tutsak olduğu da bildiriliyor.

Çocuk yaşta ve zorla evlilik

Resmi tabloda belirgin bir iyileşme var: 16–17 yaşındaki kızların resmi evlilikler içindeki payı 2002'de yüzde 7,3 iken 2025'te yüzde 1,5'e indi. Ama bu istatistik yalnızca resmi nikâhı görüyor. Resmi olmayan dini nikâhlar, berdel, başlık parası ve kuma gibi uygulamalar zorla evliliğin sayılmayan tarafını oluşturuyor.

Sonuç: Zincirden borca

Kölelik bir kararla bitmedi; her kaldırılışın ardından yeni bir ad buldu. Osmanlı'da pazar kapandı ama köle "hizmetçi" oldu, kölelik kalktı ama yoksul kız "besleme" oldu. Bugün ise aynı kalıp aracı borcunda, el konan pasaportta ve "aileden sayılırsın" cümlesinde yaşıyor.

Türkiye'de atılabilecek adımlar büyük ölçüde biliniyor:

  • Gerçek veri: Çocuk işgücü anketinin tarım sezonunda yapılması ve mülteci çocukları kapsaması.

  • Doğru sınıflandırma: İnsan ticareti vakalarının "fuhşa teşvik" ya da basit iş uyuşmazlığı diye kapatılmaması.

  • Kayıtlı çalışma: Mültecilere erişilebilir çalışma izni ve yüksek riskli sektörlerde düzenli iş teftişi.

  • Mevsimlik tarımda aracı denetimi: Avans ve komisyonun ücretten kesilmesine sınır.

  • Görünmeyen evlilikler: Resmi olmayan çocuk evliliklerinin izlenmesi ve kovuşturulması.

  • Tedarik zinciri: Şirketlerin ithal ettikleri ve ürettikleri mallarda zorla çalıştırma riskini denetlemesi.

Belki en önemli adım en basiti: köleliği geçmişe ait bir kelime olarak görmeyi bırakmak. Soru artık "kim kimin malı?" değil, "kim gitmek istediğinde gidemiyor?"

Kaynaklar

Antik çağ, Atlantik köle ticareti (SlaveVoyages veritabanı tahminleri), ülkelerin kaldırılış tarihleri, Afro-Türkler ve vidomegon bilgileri genel tarih bilgisine dayanıyor; diğer rakamlar aşağıdaki kaynaklardan.

Küresel tahminler

Osmanlı ve Türkiye tarihi

Besleme, evlatlık, koruyucu aile, evlat edinme

Türkiye'de bugün

 
 
 

Recent Posts

See All
Hâlâ Törpülenmedim.

@Murat IGCIOGLU Eğilmeyen boyun Ben hayatım boyunca kimsenin kıçını yalamadım. Bunu övünmek için söylemiyorum; bazen bedelini ödediğim bir huy olarak söylüyorum. Burnu havada, insanlara tepeden bakanl

 
 
 

Comments


  • Facebook
  • LinkedIn
  • Instagram

©2022 by Experience.

bottom of page