top of page
Search

Bana İnsana Güvenmeyi Öğreten Kitap- Gorki haklıydı: Kötü insan yoktur, kötü olan insan ilişkileridir. Makarenko'nun Yaşam Yolu.

Writer: Murat Igcioglu
Murat Igcioglu
2 hours ago
4 min read

Oct 17, 2026 · @Murat IGCIOGLU

Yetim, Hırsız, Toplum dışı hatta Katil çocuklar, ama içlerinden devlet başkanı bile oldu.

Üniversite yıllarımda okuduğum Makarenko'nun Yaşam Yolu bana insana güvenmeyi öğretti. Suçlu diye dışlanan sokak çocukları, kendilerine güvenildiğinde insan oldular.

Gorki haklıydı: Kötü insan yoktur, kötü olan insan ilişkileridir.

Bu söz hayatımın mottosu oldu. #Makarenko #YaşamYolu

------

1979'da İTÜ'ye adım attığım yıllarda elime bir kitap geçti. O yıllarda okuduğum kitapların çoğu zamanla raflarda tozlandı. Bu kitap ise hiç tozlanmadı, hep yanımda kaldı: Anton Semyonoviç Makarenko'nun Yaşam Yolu.

Bugün dönüp baktığımda açıkça görüyorum: Üniversite yıllarımda örgütlenmede ve insanlarla iletişimde başarılı olmamı sağlayan en önemli kitap odur. Bana insanlara güvenmeyi o öğretti. Benim için hem bir felsefe hem de bir deneyim kitabıydı. O kitabın yanında bana armağan edilmiş bir söz de ömrümün mottosu oldu. Maksim Gorki'nin sözüdür:

"Kötü insan yoktur, bütün insanlar iyidir. Kötü olan insan ilişkileridir."

Bu sözle yaşadım. Hayatta da işte de başarılı olduysam, bunun en büyük payı bu sözündür. Şimdi o kitabı birlikte bir kez daha açalım.

Harap bir malikâne, bir avuç delikanlı

Yıl 1920. İç savaş yeni dinmiş, yollar yetim, evsiz ve aç çocuklarla dolu. Poltava'nın eğitim idaresi genç bir öğretmeni, Makarenko'yu çağırır ve ona suça karışmış çocuklar için bir koloni kurma vazifesi verir. Vazife büyük, imkân ise yok denecek kadar azdır. Ona gösterilen yer, şehrin dışında camı çerçevesi sökülmüş, harap bir malikânedir.

Derken ilk gençler gelir: Zadorov, Burun, Volohov ve arkadaşları. Hırsızlık, gasp, sokağın öğrettiği ne varsa hepsi onlardadır. Öğretmeni adam yerine koymazlar. Yerler, yatarlar, akşam olunca şehre inip ne yaptıklarını kimseye söylemezler. Makarenko'nun elindeki pedagoji kitapları bu gençlerin karşısında bir avuç kâğıttan ibarettir.

Bir tokat

Bir kış sabahı odun kesilmesi gerekir. Zadorov kollarını kavuşturur ve "Kendin kes" der. O an Makarenko'nun sabrı taşar ve gencin yüzüne bir tokat atar.

Makarenko bu sahneyi kitabında saklamaz, süslemez de. Yaptığının pedagojik bakımdan yanlış olduğunu açıkça yazar. Ama o günden sonra bir şey değişir. Gençler karşılarındaki adamın kendileriyle gerçekten uğraştığını, onları gözden çıkarmadığını anlarlar. Zadorov baltayı alır, odun kesilir ve tuhaf bir dostluk başlar.

Dosyaları okumayan adam

Makarenko'nun bana en çok dokunan kararı belki de şudur: Koloniye gelen gençlerin sicil dosyalarını okumaz. Kim ne çalmış, kimi yaralamış, bilmek istemez. Çünkü bilirse gence o gözle bakacaktır, genç de bunu hemen hisseder. Bu yüzden her gelene tertemiz bir sayfa açar.

Saymadan çekmeceye konan para

Sonra Karabanov'un hikâyesi gelir. Hırçın, güçlü ve hırsızlık geçmişi olan bir delikanlıdır. Makarenko bir gün onu koloninin parasını getirmesi için şehre gönderir, yanına korunması için bir de tabanca verir. Karabanov parayla döndüğünde Makarenko parayı saymaz bile, çekmeceye koyar ve işine döner.

Karabanov sarsılır. Bir insanın kendisine bu kadar güvenebileceğini o güne kadar bilmemiştir.

Bu sahne benim için kitabın kalbidir. Güven, hak edildikten sonra takılan bir madalya değildir, önceden verilen bir avanstır. İnsan da o avansa layık olmak için çırpınır.

Kolektif

Harabe yavaş yavaş bir yuvaya döner. Gençler tarla sürer, ikinci bir malikâneyi onarır, at bakar, ekmeklerini kendileri çıkarırlar. Koloniye bir isim verirler: Gorki. Çünkü Gorki de onlar gibi büyümüştür, yetim ve yoksul, ekmeğini küçük yaşta kendisi kazanarak. Gençler büyük yazara mektuplar yazarlar, o da onlara cevap verir.

Makarenko'nun asıl buluşu kolektiftir. Gençler müfrezelere ayrılır. Her müfrezenin bir komutanı, komutanların da bir konseyi vardır ve kararları konsey alır. Belli işler için kurulan geçici müfrezelerde komutanlık sırayla döner: Bugün emir veren yarın emir alır. Böylece herkes hem önderliği hem dayanışmayı öğrenir, kimse kendini ötekilerden üstün görmez.

Formülü sadedir: İnsandan mümkün olduğu kadar çok şey istemek ve ona mümkün olduğu kadar çok saygı göstermek. Bir insandan hiçbir şey beklemiyorsanız, onu ciddiye almıyorsunuz demektir.

Kitap pembe bir masal da değildir. Hırsızlıklar, kavgalar, kaybedilen gençler ve insanın yüreğini sızlatan trajediler de vardır. Makarenko hiçbirini saklamaz. Belki de kitaba bu kadar inanmamın sebebi budur.

Kuryaj

1926'da koloni, Harkov yakınlarındaki eski bir manastıra, Kuryaj'a taşınır. Orada pislik ve başıboşluk içinde yaşayan iki yüz seksen çocuk vardır. Gorki kolonistleri onlardan çok daha azdır. Ama nutuk atmazlar, tehdit de etmezler. Gelir gelmez müfrezeler kurar, Kuryajlı çocukları bu müfrezelere dağıtır ve her birinin başına kendilerinden birini koyarlar. Birkaç gün içinde yıkanmış, tıraş olmuş, düzene girmiş bir topluluk ortaya çıkar.

Örgütlenme üzerine okuduğum hiçbir şey bana bu sahne kadar çok şey öğretmedi. Küçük ama sağlam örgütlenmiş bir çekirdek, kendinden kat kat büyük bir kalabalığı değiştirebilir. Bunu emirle değil örnek olarak, insanları dışarıda bırakarak değil içine alarak yapar.

1928 yazında Gorki koloniye gelir. Yıllardır mektuplaştıkları adamı aralarında görmek gençler için bir bayram olur. Ne var ki kısa süre sonra Makarenko, yöntemlerini fazla sert ve fazla askerî bulan eğitim bürokratlarıyla çatışır ve sevdiği koloniden ayrılmak zorunda kalır.

Yetiştirdiği gençler ise ayakta kalır. Mühendis, doktor, öğretmen, asker olurlar. Karabanov'un gerçek hayattaki karşılığı Semyon Kalabalin, ileride kendisi de kimsesiz çocuklarla çalışan tanınmış bir eğitimci olur. Güvenilen genç, güven veren insana dönüşmüştür.

Kitabın bana bıraktığı

Gorki'nin sözünü Makarenko'nun kolonisi kanıtlar. O gençler kötü değildi. Kötü olan, savaşın, açlığın ve yoksulluğun onlara reva gördüğü ilişkilerdi. İlişkiler değişince insanlar da değişti.

Ben de hayatımı bu inançla yaşadım. Üniversitede bir araya geldiğim arkadaşlarımda, yıllar sonra iş hayatında birlikte çalıştığım ekiplerde, masama oturan insanlarda hep aynı şeyi gördüm: İnsana önce güvenir, ondan çok şey bekler ama ona saygı gösterirsen, seni yarı yolda bırakmıyor. Hele gençler, bir kere güvendiler mi ömür boyu inanıyorlar.

Elbette güvenin öbür yüzü de var. Avans olarak verilen güven bir kez boşa çıkarılırsa kolay kolay geri gelmiyor. Bu yüzden güvene layık kalmak, güven vermek kadar önemli.

O kitabı bugün hâlâ ilk okuduğum günkü heyecanla hatırlıyorum. Belki bir sahafın tozlu rafında, belki kendi kütüphanenizin bir köşesinde Yaşam Yolu sizi bekliyordur. Açın onu. İçinde tek bir yaşamın değil, nice yaşamın yolu var.

@gorki #️⃣#Gorki @Makarenko #Makarenko #yasamyolu #muratigcioglu @muratigcioglu

 
 
 

Recent Posts

See All
Kurban Bayramı

Oct 15, 2026 · @Murat IGCIOGLU Bizim evde bayram, kapının ilk çalınışıyla başlardı. Aydın'ın o güneşli bayram sabahlarından biriydi. Oniki yaşlarındaydım. Bizim aile bayramı en büyüğün evinde geçirmey

 
 
 
Yıldız Teyze / Annem, Yusuf Amca / Babam

Oct 15, 2026 · @Murat IGCIOGLU Taşradan İstanbul'a okumaya gelen bir çocuğun ilk yılı nasıl geçer, bilir misiniz efendim? Ben bilirim. Yıl 1979'du. Fethiye Lisesi'ni bitirmiş, İTÜ Makina'yı kazanmıştı

 
 
 

Comments


  • Facebook
  • LinkedIn
  • Instagram

©2022 by Experience.

bottom of page