Barış Sözleri ve ...
- Murat Igcioglu
- 9 hours ago
- 4 min read

BARIŞ SÖZLERİ
Atatürk: Barış bir milletin onurudur
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, barışı yalnızca bir ideal değil, bir devlet politikası hâline getirmiştir:
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”
“Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir.”
“Milletlerin barış içinde yaşamaları, birbirlerine duyacakları saygı ve sevgi ile mümkündür.”
Atatürk’e göre barış, zayıflık değil; uygarlığın en yüksek ifadesidir.
Şairler, Yazarlar, Filozoflar, Liderler
Atatürk — “Yurtta sulh, cihanda sulh.”
Mevlânâ — “Dünyanın her yerinde barış, insanın kendi içindeki barışla başlar.”
Yunus Emre — “Sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz.”
Nazım Hikmet — “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”
Tolstoy — “Barış, insanın kendi içindeki savaşı bitirmesiyle başlar.”
Dostoyevski — “İnsanı anlamak, barışın ilk adımıdır.”
Khalil Gibran — “Barış, kalbin sessizliğinde büyür.”
Stefan Zweig — “İnsanlığın en büyük düşmanı fanatizmdir.”
Nikos Kazancakis — “Dünyayı değiştirmek istiyorsan önce kendinden başla.”
Albert Camus — “Barış, insanın kendine karşı dürüst olmasıyla başlar.”
Victor Hugo — “Barış, insanlığın en büyük zaferidir.”
Voltaire — “Özgürlük olmadan barış olmaz.”
Goethe — “Barış, bilginin olduğu yerde yeşerir.”
Shakespeare — “Barış, en büyük erdemdir.”
Filozoflar ve Düşünürler
Buda — “Barış içten gelir. Dışarıda arama.”
Aristoteles — “Savaşı kazanmak yetmez; barışı düzenlemek gerekir.”
Konfüçyüs — “Barış, düzenin ve adaletin olduğu yerde bulunur.”
Sokrates — “Kendini bilmek, barışın başlangıcıdır.”
Marcus Aurelius — “İç huzur, dış barışın kaynağıdır.”
Liderler, Devlet Adamları, Aktivistler
Nelson Mandela — “Cesur insanlar barış için affetmekten korkmaz.”
Gandhi — “Göz göze karşılık vermek dünyayı kör eder.”
Martin Luther King Jr. — “Barış, bir hedef değil; o hedefe ulaşmanın yoludur.”
Dalai Lama — “Dünya barışı, içsel barıştan doğar.”
Mother Teresa — “Barış bir gülümsemeyle başlar.”
Eisenhower — “İnsanlar barışı o kadar çok istiyor ki hükümetler onların yolundan çekilse daha iyi.”
Jimmy Carter — “Savaş bazen gerekli olabilir ama barış her zaman nihai hedeftir.”
Sanatçılar, Müzisyenler
John Lennon — “All we are saying is give peace a chance.”
Bob Marley — “One love, one heart… let’s get together and feel all right.”
Michael Jackson — “Heal the world, make it a better place.”
Freddie Mercury — “Gerçek özgürlük, kendin olmaktır.” (Barışın temelidir.)
Stefan Zweig – “Birisi barışı başlatmalı…”
Stefan Zweig — “Birisi barışı başlatmalı; tıpkı birilerinin savaşı başlattığı gibi.”
Bu söz, Zweig’in insanlığın karanlığa sürüklenişini anlattığı düşünsel metinlerinde geçen bir barış çağrısıdır. Zweig, savaşların “bir avuç insanın kararıyla başladığını” vurgular ve aynı cesaretin barış için de gösterilmesi gerektiğini söyler.
Yannis Ritsos – “Çocuğun gördüğü düştür barış”
BARIŞ
Çocuğun gördüğü düştür barış.
Ananın gördüğü düştür barış.
Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.
Akşam alacasında, gözlerinde ferah bir gülümseyişle döner ya baba
elinde yemiş dolu bir sepet;
ve serinlesin diye su, pencere önüne konmuş toprak testi gibi
ter damlalarıyla alnında...
barış budur işte.
Evrenin yüzündeki yara izleri kapandığı zaman
ağaçlar dikildiğinde top mermilerinin açtığı çukurlara,
yangının eritip tükettiği yüreklerde
ilk tomurcukları belirdiği zaman umudun,
ölüler rahatça uyuyabildiklerinde, kaygı duymaksızın artık,
boşa akmadığını bilerek, kanlarının,
barış budur işte.
Barış sıcak yemeklerden tüten kokudur akşamda
yüreği korkuyla ürpertmediğinde sokaktaki ani fren sesi
ve çalınan kapı, arkadaşlar demek olduğunda sadece.
Barış, açılan bir pencereden, ne zaman olursa olsun
gökyüzünün dolmasıdır içeriye;
gökyüzünün, renklerinden uzaklaşmış çanlarıyla
bayram günlerini çalan gözlerimizde.
Barış budur işte.
Bir tas sıcak süttür barış ve uyanan bir çocuğun
gözlerinin önüne tutulan kitaptır.
Başaklar uzanıp, ışık! Işık! - diye fısıldarlarken birbirlerine!
Işık taşarken ufkun yalağından.
Barış budur işte.
Kitaplık yapıldığı zaman hapishaneler
Geceleyin kapı kapı dolaştığı zaman bir türkü
ve dolunay, taptaze yüzünü gösterdiği zaman bir bulutun arkasından
cumartesi akşamı berberden pırıl pırıl çıkan bir işçi;
barış budur işte.
Geçen her gün yitirilmiş bir gün değil de
bir kök olduğu zaman
gecede sevincin yapraklarını canlandırmaya.
Geçen her gün kazanılmış bir gün olduğu zaman
dürüst bir insanın deliksiz uykusunun ardı sıra.
Ve sonunda, hissettiğimiz zaman yeniden
zamanın tüm köşe bucağında acıları kovmak için
ışıktan çizmelerini çektiğini güneşin.
Barış budur işte.
Barış, ışın demetleridir yaz tarlalarında,
iyilik alfabesidir o, dizlerinde şafağın.
Herkesin kardeşim demesidir birbirine, yarın yeni bir dünya
kuracağız demesidir;
ve kurmamızdır bu dünyayı türkülerle.
Barış budur işte.
Ölüm çok az yer tuttuğu için yüreklerde
mutluluğu gösterdiğinde güven dolu parmağı yolların
şair ve proleter eşitlikle çekebildiği gün içlerine
büyük karanfilini alacakaranlığın...
barış budur işte.
Barış sımsıkı kenetlenmiş elleridir insanların
sıcacık bir ekmektir o, masası üstünde dünyanın.
Barış, bir annenin gülümseyişinden başka bir şey değildir.
Ve toprakta derin izler açan sabanların
tek bir sözcüktür yazdıkları:
Barış
Ve bir tren ilerler geleceğe doğru
kayarak benim dizelerimin rayları üzerinden
buğdayla ve güllerle yüklü bir tren.
Bu tren, barıştır işte.
Kardeşler, barış içinde ancak
derin derin soluk alır evren.
tüm evren, taşıyarak tüm düşlerini.
Kardeşler, uzatın ellerinizi.
Barış budur işte.
Yannis RITSOS
Çeviren : Ataol BEHRAMOĞLUYannis Ritsos — “Çocuğun gördüğü düştür barış.”
Bu dize, Ritsos’un barış temalı şiirlerinden birinde geçer. Ritsos, savaşın karanlığına karşı çocuğun hayal gücünü, saflığını ve umut dolu dünyasını barışın sembolü olarak kullanır.
EVRENSEL İNSANLIK YEMİNİ
Ben, bu dünyanın bir insanı olarak, küllerinden yeniden doğan bir umut gibi barışın sesini içimde büyütmeye ant içerim.
Ben, savaşın karanlığını gördüm; şehirlerin yandığını, çocukların sustuğunu, insanlığın kendi sesinden korktuğunu gördüm. Ve şimdi, karanlığın içinden bir ışık gibi barışın yolunu açmaya ant içerim.
Ben, Stefan Zweig’in fısıltısını duydum: “Birisi barışı başlatmalı; tıpkı birilerinin savaşı başlattığı gibi.” Bu yüzden beklemem; barışı başlatacak o “bir kişi” olmaya ant içerim.
Ben, Yannis Ritsos’un dizelerini kalbime kazıdım: “Çocuğun gördüğü düştür barış.” Çocukların düşlerini korumaya, onların gülüşlerini dünyanın haritası yapmaya ant içerim.
Ben, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkesini taşıyorum içimde: “Yurtta sulh, cihanda sulh.” Barışın bir milletin onuru, bir insanın vicdanı olduğunu bilerek bu ilkeye sadık kalmaya ant içerim.
Ben, Mevlânâ’nın öğüdünü hatırlıyorum: “Barış, insanın kendi içindeki barışla başlar.” Bu yüzden önce kendi içimdeki fırtınayı dindirmeye, kendi karanlığımı aydınlatmaya ant içerim.
Ben, Gandhi’nin uyarısını unutmam: “Göz göze karşılık vermek dünyayı kör eder.” Bu yüzden intikamın değil, adaletin yolunda yürümeye ant içerim.
Ben, Nelson Mandela’nın cesaretini örnek alırım: “Cesur insanlar barış için affetmekten korkmaz.” Bu yüzden affetmenin bir zayıflık değil, insanlığın en büyük gücü olduğunu bilerek affetmeye ant içerim.
Ben, Nazım Hikmet’in sesini duyarım: “Bir orman gibi kardeşçesine.” Bu yüzden insanları ayıran değil, birleştiren bir söz olmaya ant içerim.
Ben, Pablo Neruda’nın rüzgârını hissederim: “Barış, fırtınanın içindeki sessizliktir.” Bu yüzden sessizliğin içindeki umudu büyütmeye ant içerim.
Ben, John Lennon’ın çağrısını taşırım: “Give peace a chance.” Bu yüzden barışa bir şans vermeye değil, barışı bir zorunluluk hâline getirmeye ant içerim.
Ben, insanlığın acılarını unutmam; ama acıların bizi değil, barışın bizi tanımlamasına izin veririm.
Ben, nefretin değil sevginin, korkunun değil cesaretin, bölünmenin değil birliğin tarafında durmaya ant içerim.
Ben, bu yemini bir söz olarak değil, bir yaşam biçimi olarak kabul ederim.
Ben, insanlığın ortak vicdanına ses olurum; çünkü bilirim ki:
Barış, cesaretle başlar. Çocukların düşüyle büyür. Milletlerin ilkesiyle yaşar. Ve ben, o barışın bir parçası olmaya ant içerim.



Comments