Aşağılamak......
- Murat Igcioglu
- 5 hours ago
- 2 min read

Arkadaşlar arasında karşısındakini aşağılayarak kendini yukarı çekmeye çalışma davranışı, psikolojide devalüasyon, projeksiyon, narsistik savunma, kıyaslama temelli üstünlük çabası gibi kavramlarla açıklanır.
Bir kişinin arkadaşını küçümseyerek, eksiklerini vurgulayarak veya onu değersizleştirerek kendini daha “üstte” konumlandırmaya çalışmasıdır. Bu davranış gerçek bir güçten değil, kişinin kendi içindeki eksiklik, güvensizlik ve kıyaslanma korkusundan doğar.
Psikolojik Mekanizma
Aşağılamanın arkasında genellikle şu süreçler vardır:
1) Aşağılık Duygusu
Kişi kendini yetersiz hisseder ama bunu kabul edemez. Bu duyguyu bastırmak için karşısındakini küçültür.
“Ben kötü değilim, o daha kötü.”
2) Projeksiyon
Kendi eksikliğini, kıskançlığını, başarısızlığını karşısındakine yansıtır.
“Aslında kendinde olanı karşısındakinde görür.”
3) Narsistik Savunma
Kırılgan bir özgüveni korumak için yapay bir üstünlük yaratır. Bu üstünlük gerçek değildir; tamamen savunmadır.
4) Sosyal Kıyaslama
Kişi kendini ölçmek için başkalarını aşağıya çeker. Çünkü yukarıya bakmak acı verir; aşağıya bakmak rahatlatır.
Kişi Bunu Neyi Örtmek İçin Yapar?
Aşağılayıcı davranışın arkasında genellikle şu eksiklikler gizlidir:
Yetersizlik hissi
Başarısızlık korkusu
Kıskançlık
Değer görmeme ve onay ihtiyacı
Kendi hayatında üretken olamama
Kendini geliştirememiş olmanın utancı
Güçsüzlük hissi
Bu davranış bir tür “psikolojik makyajdır.” Gerçeği kapatır ama kokusu dışarı çıkar.
Karşısındakine Zarar Vermek Ona Neden Faydalı Gibi Gelir?
Gerçekte fayda değildir; kısa süreli bir rahatlamadır.
Kendini geçici olarak güçlü hisseder.
Kendi eksikliğini görmezden gelir.
Sosyal ortamda “üstün” görünmeye çalışır.
İçindeki kıskançlık azalır gibi olur.
Kontrol hissi yaşar.
Ama bu nikotin gibidir: Kısa rahatlama → uzun vadede daha büyük zarar.
Toplumsal Boyut: Sosyal Medya Sonrası Patlama
Sosyal medya, bu davranışı kitlesel bir hastalığa dönüştürdü.
1) Anonimlik Cesaret Veriyor
Kişi yüz yüze söyleyemeyeceği şeyi ekranda yazıyor. Sorumluluk yok → utanma yok → filtre yok.
2) Kıyaslama Kültürü
Herkes herkesle yarışıyor. Herkesin hayatı vitrinde. Bu da kıskançlığı tetikliyor.
3) Bilgi Yok, Yorum Var
Kişi hakkında hiçbir fikri olmadan kötü yazmak, kendi eksikliğini örtmenin en kolay yolu.
4) Toplumsal Kıskançlık
Türkiye’de özellikle yaygın: Başarılı olanı aşağı çekmek, “Ben de iyiyim” demenin ucuz yolu.
5) Üretmeden Üstünlük Arayışı
Kişi kendi hayatında üretmiyor → Üreteni aşağılayarak kendini yukarı koymaya çalışıyor.
Neden Bir Yarış Halindeyiz?
Çünkü sosyal medya bize sürekli şunu fısıldıyor:
“Sen yeterince iyi değilsin. Daha iyi olmalısın. Daha çok görünmelisin.”
Bu baskı, insanları gerçek gelişim yerine kolay üstünlük yollarına itiyor:
Aşağılamak
Kötü yorum yazmak
Dedikodu
Linç kültürü
Kıskançlıkla saldırmak
Teniste de var merak etmeyin....
Bu davranışlar, kişinin kendi eksikliğini gizlemek için kullandığı ucuz savunma mekanizmalarıdır.
Sonuç
Aşağılayarak yükselmeye çalışan kişi aslında:
Yükselmiyor
Gelişmiyor
Güçlenmiyor
Kendini kandırıyor
İçsel çöküşünü hızlandırıyor
Gerçek güç, başkalarını aşağı çekmekten değil, kendi eksikliğini dürüstçe görüp geliştirmekten gelir.



Comments